Bugün size Meryemana Evi’ni anlatacaktım.
Ama anlatamayacağım.
Çünkü dün yaktılar orayı
Bir uyandım KuÅŸadası’nda…
Zannedersin, dışarıda devasa bir saç kurutma makinesi üflüyor… 50 derece falan.
"Allahım bu ne sıcak" dedim…
"Orman yanıyordur" dedi, yazlıkçılar.
MeÄŸer, önceki yıllarda yaÅŸanan Güzelçamlı, Söke, Germencik yangınlarından tecrübeleri varmış, 30 kilometre civarında orman yangını çıkınca, Davutlar Körfezi’ni böyle etkilermiÅŸ.
Bunu da öğrenmiÅŸ olduk…
"Sen gazetecisin, sor bakalım gazeteye, neresi yanıyormuş" dediler.
"Bülbül Dağı yanıyordur" dedim, gazeteyi aramadan…
Dediler ki, "nereden biliyorsun?"
Acele etmeyin bakalım… Anlatacağız.
Atladım otomobile, vurdum Selçuk yönüne…
Tahmin ettiÄŸim gibi.
Ege’nin pırıl pırıl gökyüzüne hiç yakışmayan, kapkara bir leke… Duman… Bulut olmuÅŸ, çökmüş üzerimize.
Bülbül Dağı yanıyor.
Efes’in yaslandığı, Meryemana Evi’nin bulunduÄŸu Bülbül Dağı.
Sigara izmariti falan deÄŸil.
500′er metre aralıklarla, 20-25 tane alev noktası görünüyor… Dağın, Efes tarafında da yangın var, Selçuk tarafında da, Davutlar tarafında da… Belli ki, bu iÅŸin eÄŸitimini alan kansızlar, uygun noktalara benzin döküp, söndürülmesi imkânsız ÅŸekilde çakmağı çakmışlar.
Meşale gibi, Bülbül Dağı.
Dört tane helikopter saydım havada… Pamucak sahiline gidip, deniz suyunu dolduruyor, dönüp, yangına döküyorlar. Büyük bir çaba var. Ama ne mümkün… Alan çok büyük. 44 tane helikopter lazım.
Nasıl tarif edeyim…
Evinde yangın çıkmış, sen komÅŸudan bardakla su taşıyorsun… O hesap.
Önümde, Belevi Belediyesi’nin itfaiye kamyonu gidiyor…
40′la gidiyorum, solluyorum.
Çünkü itfaiye kamyonu, ilk icat edilen itfaiye kamyonu… Kimbilir, hangi büyükÅŸehir belediyesinin, 5′inci el hibesi… Eski mi, eski… Üstünde itfaiye yazıyor ama, deÄŸil orman söndürmek, bahçe bile sulayamazsın.
Düşünüyorum, milyonlarca dolar saçılan, jilet gibi makam araçlarını, özel uçakları falan… Bir de bakıyorum, bu zavallı orman söndürme aracına… Kahroluyorum.
Gelelim, Bülbül Dağı’nın yandığını nereden bildiÄŸime…
Üç ay sonra Papa gelecek buraya…
Ondan.
Papa 23′üncü Jean, 1961 yılında, tüm dünya Katolikleri için "Hac" yeri ilan etti bu dağı…
1967′de Türkiye’ye gelen Papa 6′ncı Paul, gezdi burayı.
1979′da Türkiye’ye gelen Papa 6′ncı Jean Paul da, gezdi.
Aradan 27 yıl geçti.
Yeni Papa 16′ncı Benediktus, Kasım ayında Türkiye’ye gelecek.
Meryemana Evi, mutlaka gideceği "en önemli" adres.
Şahane bitki örtüsüyle, tablo gibi doğasıyla, Türk turizminin "reklamı için" olağanüstü fırsat.
Yunanistan’ın Türkiye’ye zarar vermek için özel olarak kurduÄŸu Lavrion Kampı’nda sabotaj eÄŸitimi alan PKK’lılar biliyor bunu.
Bülbül Dağı’nın bu yaz mutlaka ve mutlaka hedef alınacağını, bizim gibi "beyinsiz" gazeteciler de biliyor.
Bi tek kim bilmiyor?
Bi tek kim görevini ciddiye almayıp, istihbarat ve söndürme konusunda önlem almıyor?
"Çok akıllı" politikacılar.
İçiÅŸleri Bakanı, yabancı futbolcunun TC pasaportu almasıyla meÅŸgul, Turizm Bakanı villa satmakla, emlakçılıkla… Orman Bakanı desen… Bahçesinde tilkiler oynaşıyormuÅŸ, tilkiler bile mutluymuÅŸ bu hükümetin icraatlarından, öyle anlatıyor.
Pazar’ı Pazartesi’ye baÄŸlayan gece, dizüstü bilgisayarımın ışığında yazıyorum bu satırları size… Saat, 02.00… Dağın eteÄŸindeki, trafo mu yanmış, ne… Elektrikler kesik… Yangın devam ediyor. Bülbül Dağı, "kızıl bir abajur" gibi aydınlatıyor karanlığı…
Havada geniz yakan, kesik bir is kokusu… Kül yağıyor yazlıkların üzerine.
Her kül, 50 yıllık, belki 100 yıllık bir ağaç, biliyorum.
Meryemana Evi’nin akıbetini bilmiyorum.
Bülbüller kendini kurtarmıştır Bülbül Dağı’ndan da… Kaçamayan tavÅŸanları, kaçması mümkün olmayan kaplumbaÄŸaları düşünüyorum.
KavrulduÄŸu için en az 10 yıl yeÅŸermeyecek toprağı…
Saat 02.00.
Çaresizim.
Yılmaz Özdil
Be First To Comment
Related Post
Leave Your Comments Below