<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!-- generator="wordpress/2.3.3" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>güzel sözler ekart şarkı sözleri fıkralar msn avatarları şiir</title>
	<link>http://blog.bizsohbet.com</link>
	<description>bizsohbet.com güzel sözler msn avatarları şiirler burç yorumları fıkralar msn avatarları ekart şarkı sözleri</description>
	<pubDate>Thu, 26 Jun 2008 00:37:59 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.3.3</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>Ahmet Nuray SANAT GALERİSİ</title>
		<link>http://blog.bizsohbet.com//ahmet-nuray-sanat-galerisi</link>
		<comments>http://blog.bizsohbet.com//ahmet-nuray-sanat-galerisi#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Jun 2008 00:37:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator></dc:creator>
		
		<guid isPermaLink="false">http://blog.bizsohbet.com//ahmet-nuray-sanat-galerisi</guid>
		<description><![CDATA[
YARIN İÇİN ÖĞRENMEK 
(Eklenme tarihi:25.06.2008) 
YARIN İÇİN ÖĞRENMEK
Lozan&#8217;da heykeltıraşlar vardır ve içlerinde Ahmet Nuray vardır. Türk&#8217;tür, ABD&#8217;ne göç etmiştir ve birkaç aydır İsviçre&#8217;de yaşamaktadır. Onu başkalarından ayıran öğretici yönüdür. Nuray, heykel yapmayı sever ama aynı derecede öğretmeyi de sever. Hayatı bu iki faaliyet arasında bölünmüştür. 
Profesyonel heykeltıraş olarak, Nuray git gide çocuklarla daha fazla çalışmayı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!-- BEGIN TEMPLATE: postbit_external --></p>
<div><font color="#0066ff"><font face="Tahoma"><b>YARIN İÇİN ÖĞRENMEK</b> <br />
(Eklenme tarihi:25.06.2008)</TD></font></font> <font face="Tahoma"><img src="http://www.ahmetnuray.com/makale_admin/makale_resimler/image001.jpg" border="0" alt="" /><br />
</font><font face="Tahoma">YARIN İÇİN ÖĞRENMEK<br />
Lozan&#8217;da heykeltıraşlar vardır ve içlerinde Ahmet Nuray vardır. Türk&#8217;tür, ABD&#8217;ne göç etmiştir ve birkaç aydır İsviçre&#8217;de yaşamaktadır. Onu başkalarından ayıran öğretici yönüdür. Nuray, heykel yapmayı sever ama aynı derecede öğretmeyi de sever. Hayatı bu iki faaliyet arasında bölünmüştür. <br />
Profesyonel heykeltıraş olarak, Nuray git gide çocuklarla daha fazla çalışmayı aramakta. Böyle bir çalışmada daha önce de bulunmuştu: ABD&#8217;de Santa Barbara Üniversitesi ve suçlu çocuklar için bir merkez olan Juvenil Hall&#8217;de. Lozan&#8217;ın jeoloji müzesi&#8217;nde tecrübesini yenilemeye başladı. Bir aydan fazla bir süre boyunca burada 20 farklı okuldan 350 civarında öğrenci kabul etti. Ne saman doldurulmuş hayvanlar, ne de müzenin eski duvarları bu anları unutamayacak. &#8220;Ben müzeyi aktif, canlı kılmak istiyordum, ortam harekete geçiricidir. Derslerim sırasında çocuklar gözleri önündeki kolayca ellerinin uzanabildiği yerde olan örneklerle doymuş vaziyettedir. Keşifler yapmış, dokunabilmişlerdir. Bir anda sanat onlara o kadar uzakmış gibi görünmez. Nuray, kendi kendine bilim öğrenen bir kişidir. Pedagojik ünü, ona kendi yaşamından ve uygulamasından gelir. &#8220;Bazı şeyler kitaplardan öğrenilmez&#8221; diye belirtir. Modern insan, iletişimi kelimelere indirgemiştir. El kol hareketleri ikincil kalmıştır. Yaratıcılık bir çok iletişim tarzı içermektedir.&#8221;<br />
GENEVIEVE PRAPLAN TARAFINDAN<br />
Eforsuz konsantre<br />
O, çocukla paralel bir ilişki kurmaya başlar, onun güvenini kazanır. Sonra ona aktif olarak bakmayı öğretir. Çocuk tamamen çalışma heyecanı ile dolunca , çaba sarf etmeksizin konsantre olur. Olumlu sonuçlar elde etme olgusu, onu başka alanlarla da konsantre olmaya sevk eder. Nuray, ortaya çıkan sorunlara anında çözüm vermiyor. Sorular soruyor ve çocuk kendi zihninden cevapları buluyor. &#8220;Bir şey başarmak çaba gerektirir. Sanatçıyı çalışırken gören öğrenci, aynı zamanda kararsızlıkları, cesaret kırıcı durumları ve keşifleri de görür. Var oluşun zorluklar içerdiğini bilir, ama aynı zamanda onları çözmek için olasılıklar olduğunu da bilir. Çocukları enerjileri nedeniyle seviyorum; onlara bunu iyi kullanmaları için yardım ediyorum. Yavaş yavaş çalışmanın kademeleri ile kırıp zarar vermenin kademelerini dengelemeyi öğreniyorlar. Onların dilini kullanan kişiye anında cevap veriyorlar.&#8221;</p>
<p>NURAY YAŞAM GALERİSİ</p>
<p>Müzeleri, sanat galerisi, sanat atölyesi, pedagojik eğitim merkezi haline getiren Türk sanatçı<br />
Kimdir? Üstelik İsviçre gibi bir ülkede. Türkiye&#8217;den binlerce kilometre uzakta, yirmi sene önce kuantum pedagojisi tekniğinin eğitimdeki yerini tüm dünyaya kanıtlamaya başlamış. KUANTUM DÜŞÜNCE tarzının insan zekası üzerindeki faydalarını, sanatın derinliklerindeki gizemli dünyasının yardımı ile kanıtlamış. Konunun uzmanları tekniğin, çocuklar üzerindeki başarısını uygulamalı bir yöntemle kanıtlandığını gördüler.-Sanat bir iletişim aracıdır dedi, Eğitimci Sanatkâr. Sanatçı yeteneğinin sadece belirli kişilerde oluşan yetenek olmadığını, herkes de var olan yaratıcı gücün kullanıldığı zaman keşfedileceğini kanıtlayan eğitimci sanatkâr kim? Aşağıdaki gazete yazılarının arasındaki minik sanatçılar kim? Yarınlar için öğrenmenin gerekliliğini savunanlar kimler? Çocuklarla çocuk olan, çocuk gibi yaşayan kim? Eğitmeyi, öğretmeyi, öğrenmeyi her şeyden fazla seven kim? KUANTUM DÜŞÜNCE TARZI felsefesini yaşam felsefesi haline dönüştüren sanatçı kim?. Toplumsal yaşamayı bireysel yaşamdan üstün olduğunu deneylerle kanıtlayan Türk kim?. Her zaman mutluluk burnunun dibinde olduğu halde görmeyenlerden olmayan KUANTUM FELSEFESİ düşkünü kim?. Hepimiz birimiz, birimiz hepimiz düşüncesiyle hayatını yoğuran KUANTUM FELSEFESİ uygulayıcısı kim?. Kitap satırları arasından öğrenilemeyen bilgilerin, insan zekâsının henüz kullanmaya cesaret edemediği hisler sayesinde öğrenileceğine inanan fakir düşünür kim?. İletişimi kelimelerin dışında arayan duygularda, hislerde yaşayan paylaşımcı sanatçı kim?.Kim pozitif gelişim tekniğini,yaşamında uygulamaktan mutluluk hisseder?</p>
<p>.Kimler yaşam koçluğu yapacak karaktere sahip olabilirler. Pozitif düşünceden söz ederken, saflıktan bahsedip duran, karakterlerini madde ile yoğuran duygu avcıları kimler. <br />
.Kimler kaybolmak üzere olan duyguları, kendi çıkarları uğruna kullanmaya çaba sarf eder.Menfaat perestler.Çıkar gurupları.Doğruları söylerken,doğruları uygulayamayacak seviyede olan tuzakçılar.</p>
<p>Bana göre insan zekasını değişik amaçlarla kullanan sınıflar beş&#8217;e ayrılır. <br />
1:Gerçek doğruları öğrenerek uygulayanlar sınıfı.<br />
2:Gerçek doğruları öğrenerek uygulamayanlar sınıfı.<br />
3:Gerçek doğruları öğrenmeye çaba sarf edenler sınıfı<br />
4:Gerçek doğruları öğrenmek istemeyenler sınıfı.<br />
5:Gerçek doğruları öğrenemeyenler sınıfı.<br />
Gelecek yazı,yukarıdaki başlıkların açılımı ile devam edecek.Siz gerçeklerin takipçileri iseniz,gerçekleri söyleyerek kendi çıkarları doğrultusunda hareket eden kişiliklerden uzak durmanızı tavsiye ederim.Saygılarımla.Gerçek Kuantum Düşünce Grubu Kurucusu, Başkanı: Ahmet Nuray <a href="http://www.ahmetnuray.com">www.ahmetnuray.com</a></p>
<p></font></div>
<p><!-- END TEMPLATE: postbit_external --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.bizsohbet.com//ahmet-nuray-sanat-galerisi/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Hastaya yoğun bakımda taciz</title>
		<link>http://blog.bizsohbet.com/5883/hastaya-yogun-bakimda-taciz</link>
		<comments>http://blog.bizsohbet.com/5883/hastaya-yogun-bakimda-taciz#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Jun 2008 00:33:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator></dc:creator>
		
		<category><![CDATA[5883]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.bizsohbet.com/5883/hastaya-yogun-bakimda-taciz</guid>
		<description><![CDATA[
oğun bakımdaki hastaya sarkıntılık eden temizlik görevlisi tutuklandı&#8230;
 
Elazığ Fırat Üniversitesi Hastanesi Yoğun Bakım Servisi&#8217;nde yatan kadın hastaya elle cinsel tacizde bulunduğu iddia edilen hastanenin temizlik görevlisi E.Y. tutuklanıp cezaevine konuldu.
 Fırat Üniversitesi Hastanesi&#8217;nde Yoğun Bakım Servisi&#8217;nde yatan ve baygın olan adı açıklanmayan bir kadın hastaya temizlik görevlisi E.Y., elle cinsel tacizde bulundu. Bu durumu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!-- BEGIN TEMPLATE: postbit_external --></p>
<div>oğun bakımdaki hastaya sarkıntılık eden temizlik görevlisi tutuklandı&#8230;</p>
<p> <img src="http://www.internethaber.com/images/news/42942.jpg" border="0" alt="" /></p>
<p>Elazığ Fırat Üniversitesi Hastanesi Yoğun Bakım Servisi&#8217;nde yatan kadın hastaya elle cinsel tacizde bulunduğu iddia edilen hastanenin temizlik görevlisi E.Y. tutuklanıp cezaevine konuldu.</p>
<p> Fırat Üniversitesi Hastanesi&#8217;nde Yoğun Bakım Servisi&#8217;nde yatan ve baygın olan adı açıklanmayan bir kadın hastaya temizlik görevlisi E.Y., elle cinsel tacizde bulundu. Bu durumu gören karşı bloktaki bir hasta yakını durumu doktorlara bildirdi. Olayı gören doktorların da şikayeti üzerine polis tarafından gözaltına alınan temizlik görevlisi E.Y., sevkedildiği mahkeme tarafından tutuklanıp cezaevine konuldu.</p>
<p>
 <a href="http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=146698">Kaynak</a></div>
<p><!-- END TEMPLATE: postbit_external --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.bizsohbet.com/5883/hastaya-yogun-bakimda-taciz/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Roger Federer</title>
		<link>http://blog.bizsohbet.com/5885/roger-federer</link>
		<comments>http://blog.bizsohbet.com/5885/roger-federer#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Jun 2008 00:31:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator></dc:creator>
		
		<category><![CDATA[5885]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.bizsohbet.com/5885/roger-federer</guid>
		<description><![CDATA[

İsviçre doğumlu Roger Federer 2004 yılında dünyanın 1 numaralı tenisçisi olduğunda 4 Grand Slam turnuvasından 3 tanesini kazanmıştı. Erkek tenisçiler içinde bunu en son başarbilen 1988&#8242;de Mats Wilander olmuştur. Tenis dünyasında belirgin bir zayıf özelliği olmaması ile bilinen İsviçreli raket, tenise yenilikçi yaklaşımı ile bir çok rakibinden ayrılır. 

 Doğum tarihi: 1981-08-08
 Doğum yeri: Basel [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!-- BEGIN TEMPLATE: postbit_external --></p>
<div><a href="http://images.google.com.tr/imgres?imgurl=http://www.tennis.com/uploadedImages/Editorial/General/2006_04_14_roger_federer.jpg&amp;imgrefurl=http://www.tennis.com/features/general/features.aspx%3Fid%3D214&amp;h=392&amp;w=300&amp;sz=56&amp;hl=tr&amp;start=4&amp;um=1&amp;tbnid=-slbYmypyPEE8M:&amp;tbnh=123&amp;tbnw=94&amp;prev=/images%3Fq%3DRoger%2BFederer%26um%3D1%26hl%3Dtr%26sa%3DN"><img src="http://tbn0.google.com/images?q=tbn:-slbYmypyPEE8M:http://www.tennis.com/uploadedImages/Editorial/General/2006_04_14_roger_federer.jpg" border="0" alt="" /></a></p>
<p>İsviçre doğumlu Roger Federer 2004 yılında dünyanın 1 numaralı tenisçisi olduğunda 4 Grand Slam turnuvasından 3 tanesini kazanmıştı. Erkek tenisçiler içinde bunu en son başarbilen 1988&#8242;de Mats Wilander olmuştur. Tenis dünyasında belirgin bir zayıf özelliği olmaması ile bilinen İsviçreli raket, tenise yenilikçi yaklaşımı ile bir çok rakibinden ayrılır. </p>
<p>
 Doğum tarihi: 1981-08-08<br />
 Doğum yeri: Basel - İsviçre<br />
 Boy:1.85<br />
 Kilo:80<br />
 Oyun:Sağ el<br />
 Prof. tarihi: 2005-05-27<br />
 Yaşadığı yer: Oberwil - İsviçre</p>
<p>
Federer Basel şehir merkezine 10 dakika uzaklıktakı Münchenstein banliyösünde doğdu. Babası Robert, Roger&#8217;ın annesi Güney Afrikalı annesi Lynette ile Ciba-Geigy firması için yaptığı bir iş gezisinde tanıştı. Her ikisi de aynı ilaç firması için çalışıyorlardı. Roger&#8217;ın hemşire olan bir ablası var. Tenisçi Almanca, Fransızca ve İngilizce&#8217;yı akıcı olarak konuşabiliyor ve basın konferanslarında her üçünde kullanıyor.</p>
<p> Federer tenis oynamaya 6 yaşında başladı. Bu sadece küçük yaştaki bir çocuğun eğlenceli vakit geçirme yöntemiydi. Saatlerce sokakta softball tenis oynar veya yerel bir tenis kulübünde tenis duvarına tenis toplarını atarak zaman geçirirdi. Aslında futbola da eğilimi vardı, antremanlara katılırdı. Hangi sporu tercih edeceğine dair kararsızlığı 12 yaşında tenisi daha çok sevdiğine karar verince son buldu. 14 yaşında İsviçre Gençler şampiyonu olmasının ardından daha iyi bir tenis eğitimi için ülkenin Fransızca konuşulan tarafındaki İsviçre Ulusal Tenis Merkezi&#8217;ne gönderildi. Buradaki eğitimi okulunu bitirdiği 16 yaşına kadar sürdü. Bundan sonra uluslar arası gençler turnuvalarında daha çok boy göstermeye başladı.</p>
<p> 1998 Federer&#8217;in gençler turnuvalarındaki son yılı idi ve kapanışı Wimbledon Juniors&#8217;u ve prestijli sezon kapanışı Orange Bowl&#8217;u kazanarak yaptı. Sezonu ITF Dünya Gençler Şampiyonu olarak bitirdi. 1998 yılının Temmuz ayında ATP&#8217;ye katıldı.</p>
<p> 1999 yılında ülkesi İsviçre&#8217;Nin Davis CUp takımında yer aldı. Seneyi ATP ilk 100 listesinin içinde kapattı ve bunubaşaran en genç tenisçi oldu. 2000 yılında Sidney Olimpiyatları&#8217;nda çeyrek finale yükselmesine rağmen, bronz madalyayı kaçırdı. Basel ve Marsilya turnuvalarında finale çıktıysa da kazanamadı.</p>
<p> Şubat 2001&#8242;de Federer ilk ATP turnuvasını Milan&#8217;da kazandı. Ayrıca Davis Cup&#8217;da ülkesi adına 3 maç kazanarak ABD&#8217;yi ilk turda 3-2 sonuçla kupa dışında bıraktılar. Fransa Açık ve Wimbledon&#8217;da çeyrek finale çıktı, dördüncü raundda Pete Sampras&#8217;ı<br />
 yenerek Amerikalı tenisçinin 31 maçlık Wimbledon galibiyet serisine son verdi. Bu maç Federer&#8217;in hızlı çıkışının göstergesi oldu. Seneyi ATP sıralamasında 13. olarak bitirdi. Çıkışını 2004&#8242;ün bir numaralı tenisçisi olana kadar sürdürdü.</p>
<p>Rod Laver, John McEnroe ve Federer&#8217;in çocukluk idolü Boris Becker gibi bir çok tneisçi İsveçli tenisçiyi tenis tarihinin en iyi oyuncusu olabileceğini düşünüyorlar ve Pete Sampras&#8217;ın 14 Grand Slam şampiyonluğunu geçebilecek yegane isim olduğunda birleşiyorlar.</p>
<p>2003 yılında amacı özellikle Güney Afrika&#8217;daki çocuklar yararına üretilen projelere destek sağlamak amacı ile Roger Federer Foundation&#8217;ı kurdu. 2005 yılında Tsunami bölgesindekilere yardım için tenis oyuncularını maç yapmak için harekete geçirdi, istenildiği zaman istenildiği yerde istenildiği kadar maç yapacağını açıkladı. UNICEF yararına imzalı raketlerini satışa çıkarttı.</p>
<p> Federer kort dışındaki vaktini, kart oyunları, playstation, kriket, pin-pon ve diğer sporlar ile kumsalda dinlenerek geçiriyor. Boris Becker ve Stefan Edberg tenisçinin gençlik idolleri. En sevdiği yemekler Tomatoes &amp; Mozzarella di Buffala, Gnocchi &amp; Gorgonzola, sosisli-peynirli salata, en sevdiği renkler ise mavi, kırmızı ve beyaz. AC/DC ve Lenny Kravitz en sevdiği grup ve şarkıcı, futbolda FC Basel taraftarı.</p>
<p> Koçları:</p>
<p> * 1989-1994: Seppli Kacovsky (İsveç)<br />
 * 1991-1995, 1997-1998: Peter Carter (Avustralya) <br />
 * 1995-1997: İsviçre Ulusal Tenis merkezi hocaları<br />
 * 1999-2003: Peter Lundgren (İsveç)<br />
 * 2003-2004: Bu sezonda Federer ailesi, psikoloğu ve fizyoterapistinden kurulu bir ekiple çalıştı.<br />
 * 2005-? : Tony Roche (Avustralya)</div>
<p><!-- END TEMPLATE: postbit_external --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.bizsohbet.com/5885/roger-federer/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Fernando Torres</title>
		<link>http://blog.bizsohbet.com/5887/fernando-torres</link>
		<comments>http://blog.bizsohbet.com/5887/fernando-torres#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Jun 2008 00:30:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator></dc:creator>
		
		<category><![CDATA[5887]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.bizsohbet.com/5887/fernando-torres</guid>
		<description><![CDATA[

Fernando Torres,tam adı Fernando Jose Torres Sanz olup 23 Mart 1984&#8242;te İspanya&#8217;nın başkenti Madrid&#8217;de doğmuştur. Annesinin adı Flori,babasının adı Jose&#8217;dir.3 kardeşin en küçüğüdür.Bir kız kardeşi birde erkek kardeşi vardır.
 Kariyeri&#38;Başarıları  
Futbolla ilk kez, ağabeyinin futbol topuna evde yaptigi vuruşlarla 2 yaşında tanıştığını söyleyebiliriz. 4 yaşına geldiğinde gerçek anlamda futbolla ilgilenmeye basladi. Babası ile Galica [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!-- BEGIN TEMPLATE: postbit_external --></p>
<div><font face="Comic Sans MS"><font size="3"><font color="Navy"><img src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/2/28/Fernando_torres.jpg" border="0" alt="" /></p>
<p>Fernando Torres,tam adı Fernando Jose Torres Sanz olup 23 Mart 1984&#8242;te İspanya&#8217;nın başkenti Madrid&#8217;de doğmuştur. Annesinin adı Flori,babasının adı Jose&#8217;dir.3 kardeşin en küçüğüdür.Bir kız kardeşi birde erkek kardeşi vardır.</p>
<p> <font color="Red"><font size="4">Kariyeri&amp;Başarıları </font></font> </p>
<p>Futbolla ilk kez, ağabeyinin futbol topuna evde yaptigi vuruşlarla 2 yaşında tanıştığını söyleyebiliriz. 4 yaşına geldiğinde gerçek anlamda futbolla ilgilenmeye basladi. Babası ile Galica kentine bağlı küçük bir kasaba olan Gastrar&#8217;da futbol oynamak o zamanlar en keyif aldığı şeydi. 5 yaşında ilk takımı olan Parque 84 ile idmanlara başlayarak gelecekte nasıl bir futbolcu olacağını göstermeye başlamıştı.</p>
<p> Futbola bu kadar ilgi duymasinin sebebi olarak cocuklugunda TV&#8217;de yayinlanan Oliver and Benji(Küçük Golcü diğer adıyla Kaptan Tsubasa) adli cizgi filmin büyük önemi oldugunu vurguluyor Fernando. Cizgi filmin konusu ise futbola eglence icin baslayan birkac delikanlinin bu isi daha sonra profesyonel olarak sürdürmesidir. Yani Fernandonun hayati gibi&#8230;</p>
<p>Büyükbabasi ile kücük yasinda yaptigi futbolla, özellikle Atletico Madrid ile yaptigi sohbetlerle bu ise daha da özen göstermis,daha da ilgisi artmistir.Dedesinin kendisine hediye ettigi Atletico Madrid amblemli ve üzerinde dedesinin isminin yazdigi tabak, onun hayatinda en önemli yeri olan hediyedir.</p>
<p> Bir komsusunun kafesi sponsorlugunda kurulan Mario&#8217;s Holland isimli klüp Fernando&#8217;nun 7 yasinda iken oynadigi ikinci takim olmustur.8 yasinda tasindiklari yine Galicia&#8217;ya bagli Estorde&#8217;de ilerleyen zamanlarda hayatinda büyük önem tasiyan kiz arkadasi Olalla ve su anda arkadasliklarini sürdürdügü bircok kisiyle tanisti.</p>
<p> 9 yasindayken Atletico Madrid&#8217;in Kupa Müzesine babasinin bir sürprizi üzerine götürüldü ve orada gördükleri sayesinde futbola daha da bir tutundu ve o müzede kendisi adina birsey görmek istediginden cok calismaya basladi.</p>
<p> Ve 1995 yilinda,yani 11 yasindayken en büyük hayali olan klüp, Atletico Madrid kücük takimina, en genc oyuncu olarak girdi. O zamanlar antrenörlügünü yapan Manolo Rangel&#8217;in O&#8217;nun icin yaptiklarini unutmuyor, cünkü antrenmanlari bir oyun edas&amp;yacute;yla yaptigi ve eglendirdigi icin futbolu daha da sevmis Fernando.</p>
<p> 12 yasindayken Genc B takima secildi, orada oynadigi zorlu maclar ve kendisinden yasca büyük rakiplere karsi daha da hirslaniyor,daha da mücadele ediyordu.Genc B takiminda gecirdigi basarili sezon sonrasinda 13 yasinda Genc A takima secildi.</p>
<p> Manu,Sergio Torres,Molinero gibi oyuncularla Avrupa 16 Yas Alti Futbol Sampiyonasinda sampiyonluk yasadi.</p>
<p>14 yasindayken katildigi Nike Cup&#8217;da Real Madird,Barcelona,Juventus,Milan,Manchester United gibi takimlarin arasindan siyrilarak takimi sampiyonluga ulasirken kendisi de turnuvanin gol krali oldu ve ayni sezon yilin en iyi genc oyuncusu ödülünü aldi.</p>
<p> 15 yasindayken ilk profesyonel kontratini Atletico Madrid ile imzaladi.</p>
<p>17 yasinda Atletico Madrid As takimina secilerek,profesyonel takimla idmanlara ve La Liga maclarina cikmaya basladi.Atletico Madrid takiminda 6 sezondan beridir La Liga (Ispanya Süper Ligi) &#8216;da mücadele eden Fernando, bu 6 sezonun tam 5 inde takiminin en golcü oyuncusu olmayi basardi</p>
<p> İspanyol oyuncunun peşinde İngiliz devleri Manchester United ve Chelsea bulunmaktadır.Son zamanlarda Atletico madrid&#8217;in Antonio Reyes&#8217;le ilgilenmesi ve Barcelona&#8217;nın Thierry Henry&#8217;i renklerine bağlaması nedeniyle boş kalan forvetini doldurmak isteyen Arsenal&#8217;de Fernando Torres&#8217;in peşine düşmüştür.</p>
<p> İspanya Ligi&#8217;nde oynandığı bir maçta pazubandının açılması ve arkasında Liverpool tribünlerinin dilinden düşmeyen &#8216;You Will Never Walk Alone&#8217;sözlerinin çıkması üzerine adı sıkça Liverpool&#8217;la anılmaya başlamıştır.</p>
<p> 2007 yılı transfer döneminde Atletico Madrid&#8217;in Torres&#8217;in gitmesine izin vermesi üzerine devreye giren ilk takım Liverpool olmuş ancak İspanyol kulübünün başkanı Torres&#8217;in bu konuları kendisinin bileceğini ancak takımı güçlendirmeye çalıştıklarını ve kendilerine hiçbir kulüpten teklif gelmediğini söyleyerek çıkan haberleri yalanlamıştır.</p>
<p> Son dönemlerde çıkan haberlere göre Fernando Torres&#8217;in gitmesini istemeyen bir grup Atletico Madrid taraftarı çeşitli yürüyüşler yaparak kulüplerini protesto etmişlerdir.</p>
<p> <font color="Red"><font size="4">Güncel</font></font> </p>
<p>Fanatik bir Atletico Madrid taraftarı olan anne ve babası tarafından çok küçük yaşlarda gitmeye başladığı Atletico Madrid&#8217;den 2007 yılına kadar ayrılamamış ve 2007 yılında,Luis García + 27 milyon pound karşılığında Liverpool&#8217;a transferi gerçekleşmiştir. İngiltere Premier Ligi&#8217;nde gelecek sezon şampiyonluk için güçlü bir kadro kurmak isteyen FC Liverpool, Atletico Madrid&#8217;in genç golcüsü Fernando Torres&#8217;i renklerine bağlayarak tarihinin en pahalı transferini yaptı. El Nino lakabıyla anılan ve 11 yaşında Atletico Madrid&#8217;in altyapısına giren İspanya Milli Takımı&#8217;nın golcüsü, Polenezya&#8217;daki tatilini kısa keserek Liverpool ile 133 bin dolar haftalık ücret karşılığında anlaşmaya vardı. Torres, anlaşmanın ardından, Teklifi aldıktan sonra kulübümle de görüştüm, fakat son kararı kendim verdim. Zor bir karardı ama benim için çok büyük bir adım. Reddedilmesi zor bir teklifti. Kalbim her zaman Atletico ile birlikte dedi.</font></font></font></div>
<p><!-- END TEMPLATE: postbit_external --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.bizsohbet.com/5887/fernando-torres/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>SAĞLIK İÇİN BİR KADEH ŞARAP</title>
		<link>http://blog.bizsohbet.com/5889/saglik-icin-bir-kadeh-sarap</link>
		<comments>http://blog.bizsohbet.com/5889/saglik-icin-bir-kadeh-sarap#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Jun 2008 00:29:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator></dc:creator>
		
		<category><![CDATA[5889]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.bizsohbet.com/5889/saglik-icin-bir-kadeh-sarap</guid>
		<description><![CDATA[
SIHHATİNİZE KADEH KALDIRIYORUM!
Nefis üzümlerin yetiştiği bir ülkede yaşıyoruz. Her bölgede güzel bağlarımız, çeşit çeşit üzümlerimiz var.  Şimdi de üzümün saltanat sürdüğü bir mevsimdeyiz. Bağcılık bizim eski bir geleneğimiz. Anadolu&#8217;da binlerce yıldan beri şarap yapılıyor. Bizler şarabın değerini yeteri kadar biliyor muyuz, emin değilim!  Avrupa şarabı muhtemelen bizden öğrenmiş ama biz nedense milli içkimiz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!-- BEGIN TEMPLATE: postbit_external --></p>
<div><font face="Arial"><font face="Arial"><b>SIHHATİNİZE KADEH KALDIRIYORUM!</b></font></font></p>
<p><font face="Arial">Nefis üzümlerin yetiştiği bir ülkede yaşıyoruz. Her bölgede güzel bağlarımız, çeşit çeşit üzümlerimiz var.  Şimdi de üzümün saltanat sürdüğü bir mevsimdeyiz. Bağcılık bizim eski bir geleneğimiz. Anadolu&#8217;da binlerce yıldan beri şarap yapılıyor. Bizler şarabın değerini yeteri kadar biliyor muyuz, emin değilim!  Avrupa şarabı muhtemelen bizden öğrenmiş ama biz nedense milli içkimiz olarak rakıyı benimsemişiz. Şarap içme kültürü ve zerafeti batılı bir görgü olarak bize kısmen geri dönmüş. Evet, şarap içimi çok renkli çok hoş bir gelenek ama benim bugün üzerinde durmak istediğim özelliği başka. Şarap sağlığımıza o kadar yararlı ki!  Yapılan istatistiklere bakılırsa; Şarap içilen Akdeniz ülkelerinde, kalp ve damar hastalıklarından ölüm oranı en düşük seviyede. Fransa, İtalya, İspanya, Yunanistan, Rodos ve diğer Yunan Adaları bu konuda oldukça talihli. Bizde de şaraplarıyla ünlü olan Gökçeada ve Bozcaada&#8217;da şaşırtıcı derecede uzun ömürlü insanlardan bahsediliyor&#8230;</font><br />
<font face="Arial"> </font><br />
<font face="Arial"><img src="http://blog.ekolay.net/images/blog_ekolay_net/Yasemen_izmir/&#65533;arap%202.jpg" border="0" alt="" /></font><br />
<font face="Arial">Özellikle kırmızı şarabın içindeki bazı maddeler (bioflavonidler ve polifenoller) kalp sağlığını koruyor. Şarap,  kanda pıhtılaşmayı önlüyor, kanın akışkanlığını arttırıyor. İyi huylu kolesterolün (HDL) kanda yükselmesini sağlıyor. İyi kolesterol, kandaki kötü kolesterolün miktarını düşürüyor.  Şaraptaki bu maddeler sayesinde, damarların iç yüzeyi sağlıklı kalıyor. </font><br />
<font face="Arial"> </font><br />
<font face="Arial">Şarapta bulunan quarsetin, vücutta tümör oluşmasını önlüyor. Polifenoller;  bunama, hafıza kaybı, unutma gibi sorunları geciktiriyor.</font><br />
<font face="Arial"> </font><br />
<font face="Arial">Şarapta çok değerli mineraller var; <font color="black">Potasyum, Kalsiyum, Magnezyum, Sodyum, Demir, Mangan, Çinko, Fosfor, Flor, Bakır, İyot ve Kobalt gibi. Bu minerallerin birçoğu antioksidan. Yararlarını kısaca belirtsem iyi olacak.  </font></font><br />
<font color="black"><font face="Arial"> </font></font><br />
<font color="black"><font face="Arial">Potasyum:     Kasların ve özellikle kalp kaslarının işlerliğini sağlar. </font></font><br />
<font color="black"><font face="Arial"> </font></font><br />
<font face="Arial">Kalsiyum:       İskeletimizin yapı taşıdır. Ayrıca sinir sistemi fonksiyonlarının</font><br />
<font face="Arial">            düzenlenmesini sağlar ve hücre zarının dayanıklılığını arttırır. </font><br />
<font face="Arial"> </font><br />
<font face="Arial">Magnezyum:  Bu maddenin eksikliğinde kaslarda kasılmalar, sindirim sisteminde bozukluk, kalp çarpıntısı ve yorgunluk belirtileri ortaya çıkar.</font><br />
<font face="Arial"> </font><br />
<font face="Arial">Sodyum:        İdrar ve kan oluşumunda önemli rol oynar. Eksikliğinde kan dolaşımı</font><br />
<font face="Arial">                        bozuklukları, baş dönmesi, kaslarda kasılmalar görülür.</font><br />
<font face="Arial"> </font><br />
<font face="Arial">Demir:                        Vücuttaki miktarı yetersiz olduğunda, baş ağrısı, baş dönmesi, bitkinlik,</font><br />
<font face="Arial">tırnak yapısında değişiklikler, cilt mukozasında,  mide ve bağırsaklarda arızalar görülür.</font><br />
<font face="Arial"> </font><br />
<font face="Arial">Mangan:         Hastalık yapan mikroorganizmaların çıkardıkları toksinlerin vücuttan</font><br />
<font face="Arial">atılmasına yardım eder. Bundan başka birçok enzimin ve iç salgı bezlerinin yapı taşıdır. </font><br />
<font face="Arial"> </font><br />
<font face="Arial">Çinko:            Kan şekerini ayarlayan ensülin için vazgeçilmez bir mineraldir. </font><br />
<font face="Arial"> </font><br />
<font face="Arial">Fosfor:           Sağlığımız için hayati önem taşır.</font><br />
<font face="Arial"> </font><br />
<font face="Arial">Vanadyum:    Vücutta kolesterol oluşmasını frenler ve kan damarlarındaki kolesterolün parçalanmasını hızlandırır. </font><br />
<font face="Arial"> </font><br />
<font face="Arial">İyot:                 Tiroit bezinin düzgün çalışmasını sağlar. </font><br />
<font face="Arial"> </font><br />
<font face="Arial">Kobalt:           Kan oluşumu için çok önemli bir vitamin olan B12&#8217;nin oluşumunu sağlar. </font><br />
<font face="Arial"> </font><br />
<font face="Arial">Şarabın, yemek sırasında veya yemekten sonra, tok karnına içilmesi daha yararlı. Çünkü şaraptaki faydalı maddeler, mide ve bağırsaktaki proteinlerle birlikte aktivitelerini arttırıyor. </font><br />
<font face="Arial"> </font><br />
<font face="Arial"><img src="http://blog.ekolay.net/images/blog_ekolay_net/Yasemen_izmir/&#65533;arap%20beyaz.jpg" border="0" alt="" /></font><br />
<font face="Arial">Babam bize küçükken, yarım kadeh kırmızı şarabı, suyla karıştırıp içirirdi. Annem bundan çok hoşlanmazdı ama babam şarabın tadına alışmamızı isterdi. Bazen şaşıyorum, insanlar bütün bunları nereden öğrenmişler, bu gelenekler nasıl bir sağduyu içinden çıkmış, anlamakta zorlanıyorum. Modern dünyada bütün yaptığımız, öteden beri var olan şeyleri, tahlil etmekten ibaret. </font><br />
<font face="Arial"> </font><br />
<font face="Arial">Size tavsiyem, haftada birkaç kere,1-2 kadeh şarap içmeniz. Kolesterolü önleme açısından,  kırmızı şarap % 37-65 oranında etkili. Beyaz şaraplar için hesaplanan değer  % 27-37 arasında. Yani kırmızı şarabı tercih etmeniz daha iyi.  </font><br />
<font face="Arial"> </font><br />
<font face="Arial">Bu kadar şarap muhabbetinden sonra, söyleyecek tek şey kaldı: ŞEREFE!</font><br />
<font face="Arial"> </font><br />
<font face="Arial">Dr. Yasemin Fatih Amato</font></div>
<p><!-- END TEMPLATE: postbit_external --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.bizsohbet.com/5889/saglik-icin-bir-kadeh-sarap/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Michael Schumacher</title>
		<link>http://blog.bizsohbet.com/5891/michael-schumacher</link>
		<comments>http://blog.bizsohbet.com/5891/michael-schumacher#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Jun 2008 00:29:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator></dc:creator>
		
		<category><![CDATA[5891]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.bizsohbet.com/5891/michael-schumacher</guid>
		<description><![CDATA[

 MICHAEL SCHUMACHER
 Doğum Tarihi : 03.01.1969 
 Ülke : Alman 
 Doğum Yeri : Hürth-Hermülheim - Almanya 
 Dünya Şampiyonluğu : 7 
 Şampiyon Olduğu Yıllar : 1994, 1995, 2000, 2001, 2002, 2003, 2004 
 Toplam Puan : 1328 
 Katıldığı GP : 245 
 Bitirdiği GP : 193 (79 %) 
 Kazandığı Yarış [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!-- BEGIN TEMPLATE: postbit_external --></p>
<div><a href="http://images.google.com.tr/imgres?imgurl=http://www.padokf1.com/images/haber/24082005172025-mschumacher_2.jpg&amp;imgrefurl=http://www.frmtr.com/nostalji/1778012-michael-schumacher.html&amp;h=403&amp;w=290&amp;sz=20&amp;hl=tr&amp;start=2&amp;um=1&amp;tbnid=fX1WmIlyWO37eM:&amp;tbnh=124&amp;tbnw=89&amp;prev=/images%3Fq%3DMichael%2BSchumacher%2B%26um%3D1%26hl%3Dtr%26sa%3DG"><img src="http://tbn0.google.com/images?q=tbn:fX1WmIlyWO37eM:http://www.padokf1.com/images/haber/24082005172025-mschumacher_2.jpg" border="0" alt="" /></a></p>
<p> MICHAEL SCHUMACHER<br />
 Doğum Tarihi : 03.01.1969 <br />
 Ülke : Alman <br />
 Doğum Yeri : Hürth-Hermülheim - Almanya <br />
 Dünya Şampiyonluğu : 7 <br />
 Şampiyon Olduğu Yıllar : 1994, 1995, 2000, 2001, 2002, 2003, 2004 <br />
 Toplam Puan : 1328 <br />
 Katıldığı GP : 245 <br />
 Bitirdiği GP : 193 (79 %) <br />
 Kazandığı Yarış : 89 (36 %) <br />
 Podyum Derecesi : 151 (62 %) <br />
 Pole Pozisyonu : 68 (28 %) <br />
 Yarışa İlk İkide Başlama : 112 (46 %) <br />
 En Hızlı Tur : 76 (31 %) </p>
<p> Michael SCHUMACHER<br />
3 Ocak 1969 yılında Almanya&#8217;da doğan Schumacher, evli ve iki çocuk babasıdır. Schumacher&#8216;in lakabı Schumi&#8217;dir. 1984 yılında Almanya&#8217;da Genç Kart Şampiyonluğu ile kariyerinde ilk başarısını yakalayan Schumi, imza attığı bir düzine başarının ardından, 1989 yılında Formula 3 yarışlarına başladı. 89&#8217;da takım arkadaşı Heinz&#8211;Harald Frentzen ile birlikte üçüncü sırayı aldı. Macau and Fiji gibi bir çok uluslar arası yarışmada birinci olan ancak F3 Almanya&#8217;da en büyük başarısı üçüncülük olan bu adama F1&#8217;de ilk yarışma şansını Jordan verdi. </p>
<p> 1991 yılında Jordan takımı pilotu Gachot tutuklanınca onun yerine geçen Schumacher, Belçika GP&#8217;sinde yarışma şansı elde etti.Debriyaj sorunu çekse de yarışı yedinci sırada tamamladı. Jordan ekibi ile ilk ve son kez yarışan Schumacher&#8217;i, Benetton derhal kaptı. İlk yılın sonunda dört puanla 12&#8217;nci sırada yer aldı. 1992&#8217;de sekiz defa podyuma çıktı. İlk yarıştığı Belçika pistinde lider oldu ve sezonu 53 puanla üçüncü sırada tamamladı. 1994 yılında ilk F1 şampiyonluğuna rakibi Damon Hill&#8217;in bir puan önünde ve onunla yaptığı şüpheli kazayla elde etti. 1995&#8217;te Benetton&#8217;un hile yaptığı suçlamalarına rağmen aynı başarıyı tekrarladı. 1996 yılında atağa geçmeye çalışan Ferrari ekibine transfer oldu ancak o sezon Ferrari ile üçüncülüğe razı oldu.</p>
<p> 1997 yılında, sezonun son yarışında aralarında bir puan bulunan rakibi Williams pilotu Villeneuve ile tartışmalara yol açan bir kaza yaptı. Yarış sonrasında FIA kararıyla Villeneuve şampiyonu Schumacher ikinci ilan edildi. 1998&#8217;de son yarışa kadar şampiyonluğu kovaladıktan sonra yine ikincilikle yetindi. 1999 yılında İngiltere&#8217;nin Silverstone pistinde geçirdiği kaza sonucu ayağının kırılması nedeniyle takımı Ferrari şampiyon olmasına rağmen, sezonu pilotlar sıralamasında 44 puanla beşinci sırada kapattı. O güne kadar ki inişli çıkışlı başarı grafiğine ve başına gelen bir takım talihsizliklere rağmen geniş bir hayran kitlesine sahip olan Schumacher, 2000 yılında takımını ve kendisini şampiyonluğa taşıyarak hem yeni bir seriyi başlattı hem de kendisini efsaneleştirecek ilk adımı attı. Ferrari ekibi de 21 yıl aradan sonra ilk defa Dünya Şampiyonu çıkartmış oldu.</p>
<p> 2001 ve 2002 sezonunda yakaladığı şampiyonlukla, F1&#8217;de Senna&#8217;in elinde bulundurduğu &quot;pole position&quot; rekoru dışındaki tüm rekorları kırdı ya da egale etti. Geçtiğimiz sezon içinde kariyerinin en parlak dönemini yaşadı. Bunların en anlamlısı şüphesiz Juan Manual Fangio&#8217;nun elinde bulundurduğu şampiyonluk rekorunu (beş kez) egale etmesiydi. Eğer Schumi yeni sezonda bir takım talihsizliklerle karşılaşmazsa istatistiklerle alay edercesine rekorları ulaşılması zor noktalara getirebilir. Schumacher hakkında kısa bir detay daha, Schumacher üzerinde yapılan testlerde yarış esnasında otomobil kullanırken hissettiği heyecanın, yolda yürürken hissettiği heyecana eşit olduğu saptanmıştır. </p>
<p> Kariyeri<br />
 1984 Karting Junior, Almanya, 1. <br />
 1985 Karting Junior, Almanya, 1. <br />
 1986 Karting, Almanya, 3. / Karting, Avrupa, 3. <br />
 1987 Karting, Almanya, 1. / Karting, Avrupa, 1. <br />
 1988 Formula Koening, 1. / FF1600, Avrupa, 2. / FF1600, Almanya, 6. <br />
 1989 F3, Almanya, 3. <br />
 1990 Prototip, 5. / F3, Almanya 1. <br />
 1991 Prototip, 9. / F1 Jordan&amp;Benetton 4 puanla 13. <br />
 1992 F1 Benetton 53 puanla 3. <br />
 1993 F1 Benetton 52 puanla 4. <br />
 1994 F1 Benetton 92 puanla 1. <br />
 1995 F1 Benetton 102 puanla 1. <br />
 1996 F1 Ferrari 59 puanla 3. <br />
 1997 F1 Ferrari 78 puan Dıskalifiye edildi <br />
 1998 F1 Ferrari 86 puanla 2. <br />
 1999 F1 Ferrari 44 puanla 5. <br />
 2000 F1 Ferrari 108 puanla 1. <br />
 2001 F1 Ferrari 123 puanla 1. <br />
 2002 F1 Ferrari 144 puanla 1. <br />
 2003 F1 Ferrari 93 puanla 1. <br />
 2004 F1 Ferrari 148 puanla 1. <br />
 2005 F1 Ferrari 62 puanla 3</div>
<p><!-- END TEMPLATE: postbit_external --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.bizsohbet.com/5891/michael-schumacher/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>KENDİNİ BEĞENMİŞ</title>
		<link>http://blog.bizsohbet.com/5893/kendini-begenmis</link>
		<comments>http://blog.bizsohbet.com/5893/kendini-begenmis#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Jun 2008 00:27:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator></dc:creator>
		
		<category><![CDATA[5893]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.bizsohbet.com/5893/kendini-begenmis</guid>
		<description><![CDATA[
KENDİNİ BEĞENMİŞ(Eklenme tarihi:14.06.2008) Kirlenen duygular huzursuz ve çok çirkin
İkiyüzlü fesat tavırlar artık bitsin
Yalan üzerine kurulmaz, kurulamaz ümitlerin 
Başarıya giden yol olsun yalnız senin 
Beraberlik, birlik asla hak etmeyeceklerin
Çalışmadan kolayca elde etmek istediklerin
Fedakârlık duygusu karakterinde olmayan birisin
Başkalarını suçlayan o anlamsız hikâyelerin
Dua et. Kendini kandıran bir tek sen değilsin
Olmuş bitmiş artık sevdiğim. Olmuş herkesin
Sensiz hayallerimde neyi beklemeliyim?
Kuantum [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!-- BEGIN TEMPLATE: postbit_external --></p>
<div><font face="Tahoma"><font color="#0066ff"><b>KENDİNİ BEĞENMİŞ</b></font></font><font face="Tahoma"><font color="#0066ff">(Eklenme tarihi:14.06.2008)</font></font> <font face="Tahoma">Kirlenen duygular huzursuz ve çok çirkin</font><br />
<font face="Tahoma">İkiyüzlü fesat tavırlar artık bitsin</font><br />
<font face="Tahoma">Yalan üzerine kurulmaz, kurulamaz ümitlerin </font><br />
<font face="Tahoma">Başarıya giden yol olsun yalnız senin </font><br />
<font face="Tahoma">Beraberlik, birlik asla hak etmeyeceklerin</font><br />
<font face="Tahoma">Çalışmadan kolayca elde etmek istediklerin</font><br />
<font face="Tahoma">Fedakârlık duygusu karakterinde olmayan birisin</font><br />
<font face="Tahoma">Başkalarını suçlayan o anlamsız hikâyelerin</font><br />
<font face="Tahoma">Dua et. Kendini kandıran bir tek sen değilsin</font><br />
<font face="Tahoma">Olmuş bitmiş artık sevdiğim. Olmuş herkesin</font><br />
<font face="Tahoma">Sensiz hayallerimde neyi beklemeliyim?</font></p>
<p><font face="Tahoma">Kuantum Düşünce Grubu Kurucusu, Başkanı: Ahmet Nuray</font></div>
<p><!-- END TEMPLATE: postbit_external --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.bizsohbet.com/5893/kendini-begenmis/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Shabani Nonda</title>
		<link>http://blog.bizsohbet.com/5895/shabani-nonda</link>
		<comments>http://blog.bizsohbet.com/5895/shabani-nonda#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Jun 2008 00:26:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator></dc:creator>
		
		<category><![CDATA[5895]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.bizsohbet.com/5895/shabani-nonda</guid>
		<description><![CDATA[

Kongo asıllı Monaco&#8217;lu futbolcu.1977 doğumlu 1.82 boy 77 kilo ağırlığında.kafa toplarında çok etkili iki ayağını da kullanabilen mükemmel bi forvet oyuncusu.
 avrupadaki kariyerine 1995 te isviçrenin zürich takımına gelerek başlamış ve 75 maçta 36 gol atarak sivrilmiştir.1998 de rennais takımına transfer olarak 62 maçta 31 gol atarak george weah ın varisi olarak gösterilmiştir.2000 de monaco [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!-- BEGIN TEMPLATE: postbit_external --></p>
<div><img src="http://www.4thegame.com/media/00/03/56/nonda_shabani_brfc_profile_2006.jpg" border="0" alt="" /></p>
<p>Kongo asıllı Monaco&#8217;lu futbolcu.1977 doğumlu 1.82 boy 77 kilo ağırlığında.kafa toplarında çok etkili iki ayağını da kullanabilen mükemmel bi forvet oyuncusu.</p>
<p> avrupadaki kariyerine 1995 te isviçrenin zürich takımına gelerek başlamış ve 75 maçta 36 gol atarak sivrilmiştir.1998 de rennais takımına transfer olarak 62 maçta 31 gol atarak george weah ın varisi olarak gösterilmiştir.2000 de monaco ya 20 milyon euro luk rekor bir ücretle transfer olarak ilk iki senesinde 59 maçta 26 gol atarak yerini sağlamlaştırmıştır. 2002/03 sezonunda ise 35 maçta 26 golüyle fransa da altın ayakkabı almıştır.</p>
<p> 2000/05 yillari arasinda Monaco&#8217;da 116 macta 57 gol atinca dikkatleri cekmisti Kongolu Nonda. Ardindan Romaya transfer olmustu ve geldigi ilk senesinde sadece 16 macta forma sansi verilmis kendisi de 4 gol atabilmisti. Gectigimiz yil Blackburn Roversta 22 macta 7 gol atsada ben daha ölmedim dedi. Spalletti kamp kadrosuna onu da aldi. Performansi cok iyi deniliyor su siralar, zira 2 gün önce bayer leverkusenle oynanan ve 2-2 biten macta 1 golü o atmisti. Gelecek yil icin 23 numarali forma kendisine tahsis edilmis. Vucinic ise Montelladan arta kalan 9 numarayi kapmis. Bu 2 forvet disinda Totti, Cagliariden 2 hafta önce alinan Mauro Esposito ve ne idügü belirsiz Keivan Zarineh&#8217;te Romada gol koklayacaklar arasinda. Rieti&#8217;de gecen yil 21 macta 4 gol atmis bu Zarineh. Neden alindigi merak etmeyen yoktur. Honda cbr 1000 ne alaka diyecek olursaniz Paolo Zappavigna&#8217;yi hatirlatirim. Kendisi bir zamanlar boys roma&#8217;nin lideri olup pratica di mare&#8217;de asiri hiza kurban gidenler arasina girmisti 2 sene evvel. Romadaki santa maria klisesine italyanin tüm ultras gruplari katilmisti buna Irriducibili, satilik Cassano ve kaptan Totti de dahil.</p></div>
<p><!-- END TEMPLATE: postbit_external --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.bizsohbet.com/5895/shabani-nonda/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Cosmin Contra</title>
		<link>http://blog.bizsohbet.com/5897/cosmin-contra</link>
		<comments>http://blog.bizsohbet.com/5897/cosmin-contra#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Jun 2008 00:23:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator></dc:creator>
		
		<category><![CDATA[5897]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.bizsohbet.com/5897/cosmin-contra</guid>
		<description><![CDATA[
Cosmin Contra (d. 19 Aralık 1975, Timişoara) Rumen futbolcu.
1993&#8242;de FCU Politehnica Timişoara adlı takımda futbola başladı. Daha sonra Dinamo Bükreş bu futbolcuyu keşfederek 1996&#8242;da bu takıma transfer oldu.1999 yılına kadar bu takımda oynadı. Yeni sezona İspanyol takımı Alaves&#8217;le girdi. 2001&#8242;de büyük umutlarla İtalyanların en büyük takımı Milan&#8217;a transfer oldu. 29 maçta 3 gol atarak Milan&#8217;la [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!-- BEGIN TEMPLATE: postbit_external --></p>
<div><b><font face="Comic Sans MS"><font size="3"><font color="Blue">Cosmin Contra (d. 19 Aralık 1975, Timişoara) Rumen futbolcu.</p>
<p>1993&#8242;de FCU Politehnica Timişoara adlı takımda futbola başladı. Daha sonra Dinamo Bükreş bu futbolcuyu keşfederek 1996&#8242;da bu takıma transfer oldu.1999 yılına kadar bu takımda oynadı. Yeni sezona İspanyol takımı Alaves&#8217;le girdi. 2001&#8242;de büyük umutlarla İtalyanların en büyük takımı Milan&#8217;a transfer oldu. 29 maçta 3 gol atarak Milan&#8217;la iyi 2 sezon geçirdikten sonra 2002-2003 sezonuna Atletico Madrid&#8217;e transfer olarak girdi. West Bromwich Albion&#8217;a sonrada FCU Politehnica Timişoara&#8217;ya kiralandı.2005&#8242;de Getafe&#8217;ye gitti ve umduğunu bu takımda buldu. Milli takım kariyerinde ise 54 maç oldu ve 5 gol kaydetti.</font></font></font></b><br />
 <img src="http://estaticos02.cache.el-mundo.net/elmundodeporte/envivos/fichas/imagenes/03700/3776_140x170.jpg" border="0" alt="" /></div>
<p><!-- END TEMPLATE: postbit_external --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.bizsohbet.com/5897/cosmin-contra/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Filistin&#8217;de Çocuk Olmak ..</title>
		<link>http://blog.bizsohbet.com/5899/filistinde-cocuk-olmak</link>
		<comments>http://blog.bizsohbet.com/5899/filistinde-cocuk-olmak#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Jun 2008 00:23:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator></dc:creator>
		
		<category><![CDATA[5899]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.bizsohbet.com/5899/filistinde-cocuk-olmak</guid>
		<description><![CDATA[
Filistin&#8217;de çocuk olmak ne demek biliyor musunuz? Dün akşam haber proğramında Filsitinli bir annenin 
çocuğunu &#34;canlı bomba&#34; olarak ölüme uğurlayışını seyrettim. 
Bu ne demek bilir misiniz? İnsan hangi noktaya 
geldiğinde böyle bir olaya başvurabilir, birazcık kafa yorabilir misiniz? 
Günlerdir bazı televizyon ekranlarında Filistinli bir kızın bütün dünyaya Arun Aleyküm (Ey insanlık utanın) 
feryatlarıyla haykırışları yayınlanıyor. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!-- BEGIN TEMPLATE: postbit_external --></p>
<div><b><font size="3">Filistin&#8217;de çocuk olmak ne demek biliyor musunuz? Dün akşam haber proğramında Filsitinli bir annenin <br />
çocuğunu <font color="magenta">&quot;canlı bomba&quot;</font> olarak ölüme uğurlayışını seyrettim. </font></b></p>
<p><b><font size="3">Bu ne demek bilir misiniz? İnsan hangi noktaya </font></b><br />
<b><font size="3">geldiğinde böyle bir olaya başvurabilir, birazcık kafa yorabilir misiniz? </font></b></p>
<p><b><font size="3">Günlerdir bazı televizyon ekranlarında Filistinli bir kızın bütün dünyaya Arun Aleyküm <font color="magenta">(Ey insanlık utanın)</font> </font></b><br />
<b><font size="3">feryatlarıyla haykırışları yayınlanıyor. Utanması gerekenler utanmak bir yana, siyonizme <font color="magenta">(zulme)</font> olanca </font></b><br />
<b><font size="3">güçleriyle destek veriyorlar. </font></b></p>
<p><b><font size="3">Bütün dünyada siyonist zulme lânet mitingleri düzenlenirken Türkiye ve Ürdün&#8217;de bu yasak. Bu yasak </font></b><br />
<b><font size="3"><font color="magenta">&#8216;niçin&#8217;</font> düşünüyor musunuz! </font></b></p>
<p><b><font size="3">Filistin&#8217;de iğrenç bir soykırım uygulanıyor. Çocuklar, kadınlar, ihtiyarlar, suçsuzlar hunharca katlediliyorlar. </font></b><br />
<b><font size="3">Bu insanların evleri başlarına yıkılıyor. Filistin toprakları işgal ediliyor. Filistin çiçekleri koparılıyor. </font></b></p>
<p><b><font size="3">Babaları şehid edilen, öldürülen, dövülen insanlık dışı muamelelere tâbi tutulan Filistinli bir kızın <font color="magenta">&quot;utanın&#8230; </font></font></b><br />
<b><font size="3"><font color="magenta">utanın&#8230;&quot;</font> kelimeleriyle biten seslenişi birazcık vicdanı olanları derin hüzne boğuyor. Filistinli çocuk diyor ki: </font></b></p>
<p><b><font size="3"><font color="magenta">***</font> </font></b><br />
<b><font size="3">Baba! Diyorlar ki sen suçlusun. </font></b><br />
<b><font size="3">Baba! Sen suçlu değilsin&#8230; </font></b><br />
<b><font size="3">Baba! Neden tutukladılar seni? </font></b><br />
<b><font size="3">Baba! Seni benden neden esirgediler? </font></b><br />
<b><font size="3">Beni bir defa bile öpmeden, </font></b><br />
<b><font size="3">Annemin gözyaşlarını silmeden. </font></b><br />
<b><font size="3">Anne! </font></b><br />
<b><font size="3">Her sabah yanaklarında gözyaşı görüyorum. </font></b><br />
<b><font size="3">Filistin herşeye lâyık değil mi? </font></b><br />
<b><font size="3">Hergün güneşe sesleniyorum&#8230; </font></b><br />
<b><font size="3">Anne! Babamı birkez daha görebilecek miyim? </font></b><br />
<b><font size="3">Yoksa, kıyamete kadar bir daha göremiyecek miyim? </font></b><br />
<b><font size="3">Yoksa, annemin gözyaşları kıyamete kadar akacak mı? </font></b><br />
<b><font size="3">Baba, neredesin! </font></b><br />
<b><font size="3">Neredesin! </font></b><br />
<b><font size="3">Topraklarımız işgal ediliyor. </font></b><br />
<b><font size="3">Filistin çiçekleri koparılıyor. </font></b><br />
<b><font size="3">Babamı hiç öpmedim, </font></b><br />
<b><font size="3">Güneş doğduğundan beri. </font></b><br />
<b><font size="3">Bayramlar bayramı, şenlikler şenliği kovalıyor. </font></b><br />
<b><font size="3">Şehid üstüne şehid düşüyor&#8230; </font></b><br />
<b><font size="3">Babam demir parmaklıklar arkasında! </font></b><br />
<b><font size="3">Kölelerin tutulduğu duvarların ötesinde. </font></b><br />
<b><font size="3">O gün ne zaman? </font></b><br />
<b><font size="3">Parmakların kırılacağı gün ne zaman? </font></b><br />
<b><font size="3">Her sabah çocuklarını öpen babalar! </font></b><br />
<b><font size="3">Çok şey mi istiyorum? </font></b><br />
<b><font size="3">Çok şey mi istiyorum? </font></b><br />
<b><font size="3">Ey ezilmiş çocukluğum </font></b><br />
<b><font size="3">Ben Filistin&#8217;in çiçeğiyim </font></b><br />
<b><font size="3">Ve babam demir parmaklıklar arkasında. </font></b><br />
<b><font size="3">Babamı istiyorum&#8230; </font></b><br />
<b><font size="3">Babamı istiyorum&#8230; </font></b><br />
<b><font size="3">Babamı istiyorum&#8230; </font></b><br />
<b><font size="3">Utanın&#8230; Utanın&#8230; Utanın&#8230; </font></b></p>
<p><b><font size="3"><font color="magenta">***</font> </font></b><br />
<b><font size="3">Çok utanıyoruz yavrum. Sana el uzatamamaktan. Senin acını giderememekten. Senin gözyaşını </font></b><br />
<b><font size="3">dindirememekten, senin sofrana aş ulaştıramamaktan, senin huzurlu uyumanı sağlayamamaktan, </font></b><br />
<b><font size="3">senin acını giderememekten, suçsuz babanı kurtaramamaktan, sana doyasıya &#8220;Babam!&#8221; diye babanı </font></b><br />
<b><font size="3">kucaklamanı temin edememekten, güvenliğini sağlayamamaktan, seni emniyet içinde yarınlara </font></b><br />
<b><font size="3">yürütememekten, sana kucak açamamaktan, sana çocukluğunu yaşatamamaktan, senin yardımcın </font></b><br />
<b><font size="3">olamamaktan, çok hem de çok fazla utanıyoruz. </font></b><br />
<b><font size="3">Yarın mahşerde bunun hesabını verememekten korkuyoruz ve çok utanıyoruz&#8230; </font></b><br />
<b><font size="3">Yavrum, elimizde olsaydı gelmez miydik yanına. Gücümüz yetseydi kaldırmaz mıydık acını. </font></b><br />
<b><font size="3">Elimiz uzanabilseydi silmez miydik gözünün yaşını. </font></b><br />
<b><font size="3">Bizim ellerimizi kollarımızı bağlayanlar, sana ulaşmamıza engel olanlar utansın diyeceğim ama, </font></b><br />
<b><font size="3">utanmayanlar utanmıyorlar yavrum. Dualarımla sizlere ulaşıyorum bilmem beni hissedebiliyor musun?</font></b></div>
<p><!-- END TEMPLATE: postbit_external --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.bizsohbet.com/5899/filistinde-cocuk-olmak/feed</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
